siyah kar yağıyor tırnaklarımın dili şarkısını unutmuş
kerpetenler penseler tornavidalar takım çantamda devinimsiz yazılar gibi yüreğime yayılmış cesetler oysa o görmediğim kokusunu duyduğum belki sarı gözlü iskeletinden sökmelisin çiviyi demirkırı rengini silmelisin haberin yok mu diyor işkencelerde yeni teknikler içindesin nasıl olur diyor Afrika gözlü Afganistan suratlı Pakistan kokulu burda ne güzel ışıldıyorum sağım solum kardeşlerimle dolu yıldızlar içinde yıldızım ısırsan canım acır bombalasan yanarım haberin yok mu diyor dünyanın sahibi sevgili sahibimiz Tanrı'nın sözlerine inanmıyor musun bak diyor ustalık kokan gecelerin birinde boynuna son moda tel olup kan gibi sarılırım dizilmişler kapkara midyelerden çıkmışlar kapkara inciler sıvamışlar gömleklerinin altın işlemeli kol düğmeli gömleklerinin kollarını pastalara dalmışlar renkli meyva sularına şapur şupur yasa koyucularla yasa kaldırıcılarla Tanrı tanımazlarla konuşup duruyorlar hep aynı alışkanlıklarıyla yetmez diyorlar yetmez daha çok ölüm gerekli bize uyanıyor yoksul yürekli yoksul yalnız hepimizin uyandığı gibi sabah serinliğine sığınıyor gök yüzüne bakıyor karşıdaki buluta bulut yağmur getirmiyor siyah kar'ı getiriyor usulca ve soru soruyor duyunçsuzlara karnınız aç mı ölüm bir çocuk taptaze yeni ay gibi parlıyor kucağımda izin verirseniz gelmek isterim yanınıza |
Necmi Dayan
|
23 Aralık 2012 Pazar
Yola düşer kurşun arkandan gelir ve çok bereketlidir unutma
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder