balkon demirlerine dayadı sırtını aşınmakta olan ağaçlara daldı
basık basık rutubet rutubet sessiz sessiz iz bırakan jetler geçti saymadı kaçıncıydı kimi geceye dalacaktı kimi sabaha uyanacaktı boğa armalı porselen bardağından ılımış çayını yudumladı ve okudu kendi karakterini; pratik, güvenilir, sabırlı, uyumlu idareli,sıcak kalpli, sevecen, sadık, rahatına düşkün, çalışkan alçak gönüllü, zaman zaman inatçı ve öfkeli... yalanın batsını sayısız kereler yineledi nedense işine gelmedi fırlatıp attı asfalta porselen bardak paramparça gördü ki karakteri ışıklar altında rezilce yansımakta güvenilir konusunda şüpheleri vardı hele sevecenlik mi eline geçirse yanaklarından tokatlardı duvarlar tozlanmıştı sıvaları yıpranmıştı tatlı tatlı gülümsedi aldatanın şeytanlığına tükürdü aldatılanın masumluğuna üzüldü sonra mı sonra yine güldü nasıl olsa yüreğini ezmek için bronz bir balyozu hiç üşenmeden çoktan döktürmüştü |
Necmi Dayan
|
23 Aralık 2012 Pazar
Anlık gelenler anlık gidenler...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder