23 Aralık 2012 Pazar

Anlık gelenler anlık gidenler...

balkon demirlerine dayadı sırtını aşınmakta olan ağaçlara daldı
basık basık rutubet rutubet sessiz sessiz iz bırakan jetler geçti
saymadı kaçıncıydı kimi geceye dalacaktı kimi sabaha uyanacaktı
boğa armalı porselen bardağından ılımış çayını yudumladı

ve okudu kendi karakterini; pratik, güvenilir, sabırlı, uyumlu
idareli,sıcak kalpli, sevecen, sadık, rahatına düşkün, çalışkan
alçak gönüllü, zaman zaman inatçı ve öfkeli...

yalanın batsını sayısız kereler yineledi
nedense işine gelmedi fırlatıp attı asfalta
porselen bardak paramparça
gördü ki karakteri ışıklar altında rezilce yansımakta

güvenilir konusunda şüpheleri vardı
hele sevecenlik mi
eline geçirse yanaklarından tokatlardı

duvarlar tozlanmıştı sıvaları yıpranmıştı
tatlı tatlı gülümsedi
aldatanın şeytanlığına tükürdü
aldatılanın masumluğuna üzüldü
sonra mı sonra yine güldü
nasıl olsa yüreğini ezmek için bronz bir balyozu
hiç üşenmeden çoktan döktürmüştü
 
Necmi Dayan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder